9.10.12

ben boğulurken!

"Konuşmaya değer insanlarla konuşmazsan insanları, konuşmaya değmez insanlarla konuşursan kelimeleri yitirirsin. Sen öyle biri ol ki ne insanları ne de kelimeleri yitir."
demiş, Konfüçyüs.

İş yerinde her gün belki bin kez sabır diliyorum. Öyle bir yerdeyim ki duymazdan gelmek, görmemek, kafaya takmamak mümkün değil. Sabah 8 buçuk akşam 7 cahil insan zırvalarına katlanıyorum. Sadece işteyken kalsa iyi ama öyle bir emiyorlar ki enerjimi mutsuz olmamı gerektirecek hiç bir sebep olmamasına rağmen ben ruh gibi dolaşıyorum. 
Neredeyse kurumsal bir şirkette çalışmama rağmen, içindeki daha doğrusu benim departmanımdaki insanlar (henüz diğerlerini  tamamen tanımıyorum) öyle boşlar ki.. Hayır, niyetim kimseyi küçümsemek değil azıcık insan tanıyorsanız neyin ne olduğunu anlamak için en fazla bir saat yeter. Dayanamıyorum, basitliklerine, cahilce davranışlarına. Ve emin olun bilgili, görgülü olmak için diploma gerekmiyor insana. O tamamen aileden gelen ve kendini yetiştirmekle alakalı bir durum. Bir kere nerede nasıl davranacağını bilmiyorsa insan orada duracaksın. Hadi stajyer kız ile diğer eleman kız daha 17'sinde 18'inde olsunlar ki en çok ortalığı karıştıran, dedikodu yapanlar da onlar. Kendi kendilerine yapmayacaklarına göre siz 30'unda merdiven dayamış bayanlar hiç mi görgünüz yok, kiminle dedikodu yapıyor sanki o kızlar, yine sizinle! 
Bütün bir gün iş yerinde kulaktan kulağa oynuyorlar. Öyle iğreti ki.. Kendimi anaokulunda ya da oyun bahçesinde hissediyorum. Odaya girenin hemen arkasından ya da o an orada olan birinin hakkında kendilerince şifrelerle veya doğrudan ağızlarına geleni söylemekten çekinmiyorlar, bir kere. Sonra uslüp denen şeyden haberleri yok! Tamam arkadaşsınız ama orası bir iş yeri değil mi? Bir adap gerektirmez mi? Lan kelimesi eksik değil, ağızlarından. Ben mi yanlış düşünüyorum? Hem biz de öğle arasında müdürle ve memur beyle gidip tavla oynuyoruz, orada espri yapıp gülerken iş yerinde yine birbirimize bey, hanım diyoruz. Bu değil midir, doğru olan?
Boğuluyorum, onların içinde. Nefes alamıyorum. Nasıl sabrediyorum bilemezsiniz. Ben sadece işimi layıkıyla yapmak, öğrenmem gereken ne varsa öğrenmek ve seviyeli bir iş arkadaşlığı istiyorum. Çok mu şey istiyorum, Tanrım :(
Patronum bugün yine ne sorun yaşarsam yaşayım onun yanına gitmemi söyledi. Sen kültürlü birisin onları takma dedi, yine. Hiç yoktan derdimden anlamak isteyen birileri var ama çare değil.
Yarın yeni biri işe başlıyor, hemen yanı başımdaki masada. O da deneyimsiz. Ve ben şuan yaptığım işi ona öğreteceğim. Tabii onlar gibi değil, insanca, medenice ve olması gerektiği. Ama ne yazık ki o da erkek. Bu sefer arkamdan benim de dedikodumu çıkarırlar diye korkuyorum ki yaptıklarına da eminim. Araya aşk meşk sokarak lafımı ederlerse işte buna tahammül edemem. Keşke kız olsaydı da onunla konuşabilseydim ben de. Hem insanları hem de kelimelerimi yitirmezdim :(

*Dünyam parçalanıyor... İyi gibi davranıyorum ama değilim :(

18 yorum:

  1. Deme öyleee.
    Kalabalık arasında yalnızlaşmak zordur , heleki kendinle konuşmak durumunda kalırsan daha zor. Sen aslında gül bahçesinde geziyorsun sadece dikenler ayaklarına batıyor.Zamanla hem dikenler körelir hem sen acıya alışırsın. O yüzden sık dişini ve göründüğün gibi heep iyi ol.
    ikinokta üstüste kapa parantez
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben o dikenlerden uzakta olmak ve onların tamamen yok olmasını istiyorum, umuyorum..
      :)

      Sil
  2. ahh.. iş yerinde huzur gerçekten o kadar önemli ki... diploma hiç bir işe yaramıyor gerçekten . o kadar cahil insanlarla dolu ki heryer sırf dedikodu yapmakla meşgüller inan sadece bende bole sanıyordum ama senın iş yerinde de aynı şeyler yaşanıyorsa gerçekten her yerde aynısı var sanırım. o kadar yoruluyorum ki bende bütün iş hevesimi kırıyorlar . yine de yılmamak lazım !!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle Nesrin ev-iş arası yaşamaktan ve dedikodudan başka meziyetleri yok ki. Ne bir kitap okumak olsun ne müze gezmek ya da ne bileyim sinemaya, tiyatroya gitmek, biraz kendini geliştirmek lazım. Yoksa böyle sadece başkalarını didiklerler, hepsi o.
      Aynen öyle yapıyorlar, neredeyse tüm gün aynı odadasın tahammül sınırlarını zorluyorlar.. Yılmak yok! :)

      Sil
  3. bu tip insanlar hep var. anaokulunda,ilkokulda,lisede,üniversitede,iş yerinde,oturduğumuz apartmanda... önemli olan onların seviyesine düşmemek, sabretmek... Takma kafana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İki laf ettiğim yok ki kendi kendilerine bir döngü onlarınki sadece kafamı ütülüyorlar, gereksiz konuşmalarıyla. Gerçekten sabrediyorum :)

      Sil
  4. İnsanın bazen etrafında ki insanlara katlanması çok zordur bilirim, ama sen kendinden eminsin, işini öğreteceksin sadece, bırak ne konuşurlarsa konuşsunlar, üzme böyle şeyler için tatlı canını :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım çok teşekkürler, aynen de öyle ben canımı sıktığımla kalıyorum. Yavaş yavaş görmezden gelmeyi, duymamayı da öğreneceğim daha 2 hafta oldu :)

      Sil
  5. Sen çok bunalmışsın ya.....
    Boş insanlar her yerde var ama. Aralara kaynamış boşluklarını doldurmuşlar da vardır ama muhakkak.
    Dedikoduları boşver yahu, kendilerine bakmaya korkan insanlar başkaları hakkında atıp tutarlar hep.
    Tebessümleri yakalayabilmen dileğiyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem de nasıl Beyza..
      İşte onlar benim departmanımda değiller, yani müdürle memur bey var ama sonuçta onlarla da konuştuklarımız kısıtlı. Dün yeni biri başladı işe de rahatladım biraz :)
      Ne güzel bir dilek bu, umuyorum :)

      Sil
  6. hadi alış artık takmamaya.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alışıyorum sanırım, yavaş yavaş :)

      Sil
  7. öyleleri olmasa iyi insanları,donanımları nasıl ayırt ederiz...boş ver sen kendin ol yaa!hangi devirdeyiz dedikodu yapana önem veripte üzme bile kendini canım...iş hayatı böyle bir şey..:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle crazywomanrosemary, taktığımla kalıyorum zaten.. En iyisi hiç düşünmemek, görmezden gelmek. Hem bir süre sonra belki vazgeçerler, kendileri için de doğru bir adım olur :)

      Sil
  8. Çok gıcıklar.

    Ve çok doğru demişsin görgülü olmak için diploma gerekmiyor insana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir de yakından görsen..
      Kesinlikle öyle, tamamen aileden gelen ve kendini bilmekle ilgili.

      Sil
  9. Bu insanlardan iş yaşamında da var demek. Ben üniversitede o tiplerden çok çekiyorum bir de iş hayatında varsa yandık yani. Seni anlayabiliyorum. Onlar senden uzakta bile konuşsalar dayanamazsın. Ben hiç birine katlanamıyorum. Yalnız kalmak onlarla kalmaktan çok daha iyi bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah canım bu insanlar her yerde.. Aynen öyle bir kelimeleri yetiyor. Ama artık daha normaller, o zamanki kadar sıkıntılı değil, huzurluyum.

      Sil